Sevgi Yumaklarım

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hayat sizinle o kadar güzel ki….

Uncategorized içinde yayınlandı | 2 Yorum

ÇOCUK HIRSIZLAR

Daha dükkanımı açalı 4 ay olmasına rağmen 2 defa hırsızlar girdi.
İlkinin korkusunu yeni atlattım derken bu sefer ben dükkanda uğraşırken birden 12-17 yaş aralıklarında üç erkek çocuğu bir hışımla içeri girdiler. Ne oluyor demeye kalmadan birisi kapıyı tuttu, diğeri içeride tehdit edercesine bakıyor, en büyük olanı kasaya saldırdı ben donmuş bir haldeyken gözüme baka baka aldı paraları. Hemen kendime gelip kolunu tutmak istedim ama ittirerek kaçtı. Arkasından koştum, bağırdım ve hatta misafirlerim dükkandan çıkalı bir kaç saniye olmuş arabaya binmek üzereydiler bağırdığımı duyunca yetiştiler imdadıma;3 bayan yakalayın hırsız var diyoruz ama herkes sağır olmuş görenler film gibi izliyorlar sadece, Korktular haklı olarak belki de. Hırsızlar da çevredeki tepkisizlikten cesaret almış olmalı ki biz üç bayan bağırdıkça geri dönüp üzerimize gelmeye yeltendi sonra da elini kolunu sallaya sallaya kalabalığa karıştı.
Ben şok olmuş bir vaziyette titredim saatlerce ve isyan ettim; gündüz vakti işlek bir caddede üstelik ben varken soygunculuğa ve hatta gaspa cesaret eden çocuk yaşta hırsızlara, onları yetiştiren hatta buna zorlayan anne babalara, olanlara tepkisiz kalıp onları cesaretlendiren sadece izleyen yurdum insanına…
Bu kadar kolay mıydı; iki kızımı içim yana yana bırakarak, günde 14 saat bir gün bile izin yapmadan çalışarak kazandığım paramı gelip yaklaşık 5sn de alıp götürmek. Belki de canımı kurtardığıma şükür etmeliydim. Belli ki kafaları uyuşuk bir vaziyettelerdi ve boş değillerdi.
Neydi çocuklara bunu yaptıran, çocuk nasılsa ceza almaz mantığıyla buna zorlayan. Yasalar mı yetersiz anne babalar mı vicdansız.
Eve gidiş yolunda bir anne ve çocuğu gidiyorlar önümden.Güya anne olacak şahsiyet dedi ki; Git simitçiden simit iste.
Çocuk: abiii bir simit ver.
Simitçi: Paran var mı yoksa nasıl alcaksın?
Anne: Yaa gördün mü çocuğum paran yoksa kimse bir şey vermez. Şimdi git önce insanlardan para iste sonra istediğini al.
Çocuğa bu mantığı yerleştirdikten sonra çocuk sırayla her geçen insanda para istedi. Belli ki bir müddet sonra bu parayla yetinemeyip daha fazlası için hırsızlığa aşılanacak. Biraz tiner ve bali ile uyuşturulup profesyonel bir hırsız doğacak.
Yakalanan bu çocuklar suçlu bile sayılmıyor.Suça itilmiş çocuk olarak ifadeleri alınıp ailelerine teslim ediliyor yada çocuk ıslah evlerine yerleştiriyorlarmış. Islah evlerinde imkanlar güzelmiş bilgisayar sıcak yemekler olmasına karşın buradan da kaçacak bir yol buluyorlarmış ya da aileleri kaçıracak bir yolu.
Winnicott isimli bir bilim adamı “hırsızlık yapan çocuk annesini arar” demiştir. Anne yanında olsa bile sevgi ve şefkatinden yoksun bırakılan anne sıcaklığında yoksun çocuklardan bahis etmiştir. Meğer ne kadar önemliymiş anne ve babamızdan gördüğümüz sıcaklık yada evlatlarımıza gösterdiğimiz sevgi.Her çocuk eşit doğuyor ama anne ve baba faktörü tamamen farklılaştırıyor geleceklerini.Neticede herkes çocuk sahibi oluyor ama her çocuğun anne babası olmuyor.
Şimdi sürekli tetikte, elimde biber gazı ile işimi yapmaya çalışırken bir daha kimsenin canı yanmaması için valilikle, savcılıkla gerekli yazışmaları yapıyorum; Ama biliyorum ki benim gücüm yetmez.
Umarım hiç bir çocuğa bu hırsızlık lekesi yapışmaz. Tüm çocuklara maddi değil manevi mutluluk ve huzur diliyorum, Anne sevgisi, sıcaklığı ve merhameti diliyorum. Yazıklar olsun minik elleri kirleten, alınlarına leke süren herkese herşeye…

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

ANNEM BENİ KOKLAYAMADI

Kızlarımla 4yılı birlikte geçirdikten sonra yaklaşık 2,5 ay önce işe başladım. Tüm çocuklar sağlıklı süt içsin diye doğal katkısız süt satışı yapan süt perisi adında bir dükkan açtık. Sabahları eşim dükkana gidiyor ben de kızlarla birlikte kahvaltı yapıp öğle saatlerinde geçiyorum dükkana bazen de birlikte gidiyoruz kızlarla dükkana ama hava şartlarından dolayı üşümesinler diye getiremiyorum bu aralar evde annanesiyle birlikte vakit geçiriyorlar. Hafta sonu babalarıyla vakit geçirdiler; özlemiş olacaklarki ziyaretime geldiler dükkana. Çok soğuktu hemen yolladım eve ama hassas, duygusal kızım Gülse giderken çok ağladı: Anne ne olur beni yalnız bırakma…
İçim çok yandı yalnız değildi ki kardeşi ve babasıyla iyi vakit geçiriyorlardı. Sonra eşim aradı Bizim kız neler söylemiş neler: Ben annemsiz nefes alamıyorum,annem daha beni öpüp koklayamadan bana doyamadan ayırdın bizi baba, Sen bizi ayırırsan ben ölürüm daha fazla yaşayamam…
Ne denirki Allah hiç bir evladı annesinden, hiç bir anneyi annesinden ayırmasın.Bize de başka ayrılık yaşatmasın.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

TAKINTILAR

Başlarda çok endişe ettiğim ama şimdilerde normal karşıladığım takıntı dönemindeyiz şuan. Özellikle Gülce de takıntılar halt safada. Günde 50 kere kıyafet değişikliği, giydiği kıyafetlerin etiketlerini kestirmesi her tuvalet ihtiyacından sonra iç, dış tüm kıyafetlerini değiştirmesi, en ufak bir su lekesinde dahi çorabına kadar bütün giysilerini değiştirmesi gibi aşırı bir titizlik dönemi yaşıyoruz. Kendince bir çözüm bulmuş bu soğuklarda evde giysilerini giymeden dolaşıyor ve hasta oluyor.Kıyafetleri batıyormuş hanımın ve kendisi de baş edemiyor. Giydiriyorum ve arkama döndüğümde başka bir kıyafet oluyor üstünde sonra yine bakıyorum başka, resmen sihirbaz olmuş okadar ustalaşmış ki saniyede çıkarıp giyebiliyor. Gece pijama giydirip yatırıyorum sabah bir bakıyorum kısa kollu elbisesini giymiş uygun toka takmış ve saçları bozulmasın diye uyumamış.Çareyi çorap ve çamaşır kutusunu kaldırmakta buldum başlarda çıldırdı ama bir kaç gün sonra alıştı ama kıyafetleri kaldırma gibi bir imkanımız olmadığı için o sorun devam ediyor. Eşime anaokul velilerinin çoğu bu dertlerden dolayı danışmanlığa geliyorlarmış oda bana anlatıp bu sorunların bu dönemde ki çoğu çocuğun yaşadığını anlatıyor ve biliyoruz ki geçici bir dönem. Gülse de sürekli ellerini yıkıyor ağzını yıkıyor banyo yapmak istiyor dişlerini sürekli fırçalıyor. Tabi bu kendileri için gösterdikleri titizliği bir de odalarında gösterseler çookkk memnun olacağım ama malesef. Dağınıklıkları, karıştırma huyları her geçen gün artarak devam etmekte.4. yaşının sonuna kadar bu takıntılar devam edecekmiş malesef bekleyip göreceğiz.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

4 YAŞ DÖNEMİMİZ

Evlendiğimden beri hep iki kız hayal ederdim. Düşündüğüm de iki aynı yaşta kız çocuğu gelirdi gözümün önüne hatta ilk ultrason görüntüsünde dr.a sormuştum ikiz mi diye: Hayır demişti dr.umuz şaşırarak neden sorduğumu anlayamadı. 2. kotrolde iki tane gözüktüler ve dr.umuz  çok şaşırdı ama çift yumurta olduğu için ikisinin de kız olma olasılığı çok düşüktü kurbanlar adadım ve dualarım kabul oldu çok şükür. Tabi nerden bilirdim ikiz annesi olmanın bu kadar zor olduğunu?

Bebeklik dönemini çok zor geçirdik bir bebeğin bakımı zorken iki bebek ve eşimle iş dolayısıyla ayrıydık ayda 2 defa gelebiliyordu sadece .Annemin ve babamın hakkını ödeyemem hergece uykusuz, yorgun… Sürekli ağlayan ve hiç susmayan bebeklerdi benim kızlarım; ama artık 4 yaşında kocaman kızlar. Bebeklikte gaz problemi sonra 2 yaş sendromu, 3 yaş sendromu derken geldik 4 yaşa bakalım neler yaşayıp göreceğiz. Şu an inanılmaz derecede kıyafet takıntıları var. Neredeyse uyku tutmuyor: Sabah 7 de kalkılıyor dolabın kapağı bir açılıyor gece 12 ‘ye kadar bütün kıyafetler çoraplar hepsi giyilip bir kenara çıkartılıyor. Uyumsuz oldu, sıkıldım, o sana ait, bu bana ait derken iki kızın kıyafet kavgasına dönüşüyor ve elde kalan bir avuç saç ve ağlama krizleriyle olay son buluyor.

4 yaşta yeni yeni kelimeler, benim öğrettiklerimin dışında çevreyi gözlemleyerek öğrendikleri, internetten, televizyodan  kaptıkları şakkk diye suratımıza çarpılıyor: Mesala dışardan geliyoruz ” Üşüdük annecim sıcak bişeyler yaparmısın içimiz ısınsın” gibi yada hadi dışarı çıkalım dediğimde:”Arabada benzin var mı çok zam geldi bezine yürüsek mi?”gibi  ya da şapkanı tak dediğim de”Ne de çok şey biliyormuş benim annem” gibi hazır cevaplıkları ön planda. En istemediğim özellik kıskançlık hat safhada malesef:”Gülce saçını örmüş bende örücem, Gülse pembe giymiş çıkar ben giyicem.” Hatta en birinci benim annem hayırrr benim annem diye saatlerce kavga edebiliyorlar çok paylaşılmazım bu aralar:) Bir başka özellik de çok hareketli olmaları, sabit durduklarını neredeyse hiç görmedim dedesi karınca diyor sürekli  hareket halindeler sonrada gece bacak ağrısında uyuyamıyorlar ve biraz da korkuyorlar odalarında bir büyük olmadan uyumak en büyük kabusları.

Biraz da olgunlaşıyorlar sanırım: Gülse’nin doğuştan boyun eğriliği vardı gitmediğimiz dr. kalmamıştı tedaviler uygulandı ama en sonunda kabullenip pes etmiştik ama kendiliğinden düzeldi çok şükür ve yanında hiç konuşmuş olmamıza reğmen aynaya baktı ve koşarak yanıma geldi :”Anne küçükken benim boynum böyleydi(Boynunu omzuna yaslayarak) ama artık düzeldi  baksana dümdüz artık dr.da gitmeyiz üzülmene de gerek yok yaşasınnn.” Canım kızım demekki anlıyormuş ve farkındaymış durumun. Sağlıklı olunda canlarım sendromlar bize vız gelir. Buruş buruş bir nine olana kadar sizin mutluluğunuz için herşeyi yapacağım birlikte çookkk yaşlar görelim kurabiyelerim.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

ÇİLEK KIZLARIN DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ

Çilek kızlarım 4 yaşına girdi. Günlerdir uyku tutmadı Gülce ve Gülse’ yi ; ne zaman pasta üflücez, hadi artık derken sonunda kutladık.

CIMG0490 Hem dükkan hem hazırlıklar yorucu geçti ama yüzlerindeki mutluluk her şeye bedeldi. Çok teşekkürler annecim, çok güzel oldu annecim diye bitirmediler bütün gece. Sıra geldi ayrıntılara:

CIMG0496CIMG0502CIMG0503 CIMG0488CIMG0479CIMG0478CIMG0477CIMG0476 CIMG0475CIMG0390CIMG0475CIMG0474CIMG0470CIMG0469

Temalı bir doğum günü yapmak isteyenlere altın değerinde bir adres http://keyfekedersaatlerim.blogspot.com.tr/ bir çok tema seçeneği var hepsi en ince ayrıntısına kadar;  tabak içlerinden peçeteliklere kadar, Bunnerdan topkek süslerine kadar özenle hazırlanmış. İndirip çıktı alıyorsunuz ve kesip yapıştırıyorsunuz. Düz renk tabak, bardak alıp üzerine çıktıları yapıştırıyorsunuz böylelikle paranız cebinizde kalıyor ve çocuklarınızla yapacağınız bir eğlenceye dönüşüyor. Renkli krapon kağıtlarıyla da süsler yapıp renk kattık yapımı çok basit. Kurabiyelere gelince; Çilek şeklinde bir kalıp aldım (yaklaşık 4lira) kurabiye yapıp üstünü dr. oetker dolgu kreması ile renklendirdik kızlarla. Ayrıca şeker hamuru yapmayı ilk defa denedim çok da kolaymış, hazır şeker hamuru alıp az miktarda nişasta ile açıp kalıbı bastım ve altına fırçayla su sürüp kurabiyeleri üstüne yapıştırdım ve poşetledim; çocukları mutlu etmek için birebir. Strafor top alıp aliminyum folyo ile kapladık üzerlerine kürdanla şekerlemeler yapıştırıp şeker ağacı yaptık. Sarella kavanozlarının etiketlerini çıkartıp süsledik temamıza uygun renklerle içine şekerlemeler koyduk çocuklar için.  Daha önce hazırladığım lavanta bebekleri verdik misafirlerimize, çocuklara da fuşya tülden yaptığım tokaları çilek kız kutularının içine koyup verdik resmini çekmemişim. Maksat çocukların mutlu olması ikizler şimdiden seneye ki doğum günlerini sormaya başladılar. Aylar önceden başlamıştık hazırlanmaya; Benim şansız iki çocuğum olup tek doğum günü partisi yapmak iyiki ikizler:) yoksa bir sene de iki doğum günü beni aşar.

Partimize gelen ve bizi arayan tüm dostlarımıza teşekkür ederim.Sağlıklı ve huzurlu çoook doğum günleri heycanları yaşayalım inş.

Uncategorized içinde yayınlandı | 2 Yorum

CD DEN YENİ YIL AĞACI

Evde bir sürü cd atılmayı bekliyordu. Silikon tabancasıyla üstüste yapıştırdım hepsini kızlarda süslemesini yaptı.

CIMG0376CIMG0377

Gülce ve Gülse nin dokunuşlarından sonra son hali:

CIMG0383

 

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

DOĞUM GÜNÜ HAZIRLIKLARI

Daha 1.5 ay var kızlarımın doğum günününe ama o tarihlerde bir terslik olmazsa işe başlamış olacağım, dükkan açacağım bir problem çıkmazsa. Şimdi boşken yapayım hazırlıkları dedim ve lavantalı yoyo bebek yaptım.CIMG0390Yapımı basit ama sabır isteyen birşey: Alt kısım için renkli kumaştan yemek tabağı büyüklüğünde yuvarlak, Yüz kısmı için fincan büyüklüğünde yuvarlak kesiyoruz. Yoyo tekniği ile yani; yuvarlağın dış kenarlarından teğel geçip içine lavanta ve elyaf koyup büzdürüyoruz. Alt kısmın büzgüsü yukarı doğru, yüz kısmın büzgüsü size doğru olacak şekilde birleştirilecek.CIMG0392 Ben kenarlarına tül ve dantel geçtim ,gözlerine de iki siyah boncuk son olarakta ipten saç kesip tutturdum. Mis gibi lavantalar misafirlerimizi bekler.

Kropon kağıdında da parti süsleri hazırladım.  Kropon kağıdını istenilen büyüklükte kesip 8 kat üstüste koyuyorsunuz(ben aldığım büyük boy kağıdın enini ikiye katladım boyunuda üstüste ikiyebir kaç kere katladım hepsi eşit ve daha kolay oldu). Kedi merdiveni yapıp tam ortadan ip yada telle bağlıyoruz. Dış kenarlara şekil verip her katı teker teker açıyoruz işte bukadar.

CIMG0371CIMG0394

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın